Yapılara zarar veren en önemli çevresel faktörlerden biri sudur. Yapıya nüfuz eden su, zamanla betonun çatlamasına, bozulmasına ve taşıyıcı sistemlerdeki donatının paslanarak taşıma kapasitesinin düşmesine neden olur. Bu durum, yapının dayanıklılığını ve uzun ömürlülüğünü ciddi şekilde tehlikeye atar.
Yapılar, dış kaynaklı suya (yağmur, kar, toprağın nemi, yer altı suyu gibi) ve iç kaynaklı suya (banyo, lavabo gibi ıslak hacimlerden gelen) sürekli maruz kalır. Bu etkiler, yalnızca yapısal dayanıklılığı değil, aynı zamanda yaşam alanlarının konfor ve sağlığını da olumsuz yönde etkiler.
Doğru tasarım ve uygulama ile suyun neden olduğu bu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak mümkündür. Yapıların her yönden gelebilecek suya ve neme karşı korunması için, yapı kabuğu üzerinde gerçekleştirilen işlemlere “su yalıtımı” denir. Firmamız, bu işlemleri en yüksek standartlarda gerçekleştirerek yapılarınıza uzun ömürlü koruma sağlar.
Firmamız, su yalıtımı alanındaki 25 yılı aşkın tecrübesi, uzman ekibi ve kaliteli malzeme anlayışıyla her türlü yapısal ihtiyacınıza özel çözümler sunmaktadır. Yapılarınızı koruma altına almak ve güvenle geleceğe taşımak için su yalıtımı hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz.
Polimer bitümlü örtüler, şaloma (alev) veya soğuk yapıştırma ile uygulanır. Yüksek su geçirimsizliği ve mekanik dayanımıyla temel altı, perde duvar ve teras uygulamalarında yaygın kullanılır. APP modifiyeli örtüler yüksek sıcaklık dayanımı, SBS modifiyeli örtüler ise düşük sıcaklıkta esneklik sağlar. Membranın kalınlığı, taşıyıcı taban dokusu ve bindirme genişliği projeye göre belirlenir.
Çimento, seçilmiş agrega ve aktif kimyasallardan oluşan bu ürünler beton yüzeye fırça, mala veya püskürtme ile uygulanır. Betonun kılcal boşluklarına nüfuz ederek kristal yapı oluşturur ve suyun geçişini engeller. Su deposu, yüzme havuzu ve ıslak hacim gibi negatif yönlü su basıncının bulunduğu alanlarda tercih edilir; içme suyu temaslı ürünler ayrıca sertifikalandırılır.
Sıvı halde uygulanıp yerinde kürlenerek eksiz (derzsiz) bir tabaka oluşturan sistemlerdir. Karmaşık geometrili yüzeylerde, çok sayıda detay ve çıkıntı bulunan teraslarda büyük avantaj sağlar. Poliüretan yüksek elastikiyet ve çatlak köprüleme kabiliyeti sunarken, polyurea saniyeler içinde kürlenerek hızlı devreye alma imkânı verir.
Fabrikada üretilen homojen kalınlıktaki levhalar, sıcak hava kaynağı ile birleştirilerek monolitik bir örtü oluşturur. Mekanik tespitli, balastlı veya tam yapışık sistemler halinde uygulanabilir. Geniş çatı alanlarında hızlı uygulama, UV dayanımı ve uzun servis ömrü nedeniyle sanayi yapılarında öne çıkar.
Bentonit paneller, su ile temas ettiğinde şişerek kendi kendini sızdırmaz hale getirir; temel altı ve kazık başı gibi sonradan erişilemeyen bölgelerde kullanılır. Enjeksiyon yöntemi ise mevcut yapılarda aktif su sızıntısına müdahale için tercih edilir; poliüretan veya akrilik reçine basınçlı olarak çatlağa verilir.
Su yalıtımı, yapıya su ve nem girişini engellemeyi amaçlar; ısı yalıtımı ise ısı kaybını azaltır. İkisi farklı işlevlere sahip olsa da genellikle birlikte kurgulanır. Örneğin ters teras çatılarda ısı yalıtım levhası su yalıtım katmanının üzerine yerleştirilir; bu sayede membran hem UV hem de sıcaklık değişimlerinden korunur.
Evet. Teras, balkon ve ıslak hacimlerde mevcut kaplama sökülerek yeni sistem uygulanabilir. Bodrum ve temel gibi dışarıdan erişilemeyen bölgelerde ise negatif yönlü çimento esaslı sistemler veya enjeksiyon yöntemi kullanılır. Bu durumda öncelikle suyun geldiği yön ve debisi tespit edilmelidir.
Servis ömrü; malzeme kalitesine, uygulama doğruluğuna, UV ve mekanik yüklere göre değişir. Koruma altındaki temel yalıtımları yapı ömrüne yakın süre hizmet verirken, doğrudan güneşe maruz kalan üst örtülerde periyodik bakım gerekir. Yıllık görsel kontrol ve gider temizliği ömrü belirgin şekilde uzatır.
Her zaman değil. Rutubetin kaynağı dış su girişi olabileceği gibi tesisat kaçağı, yetersiz havalandırma veya yoğuşma da olabilir. Doğru çözüm için önce kaynağın tespit edilmesi gerekir; aksi halde yapılan yalıtım sorunu çözmez, yalnızca gizler.
Arızaların büyük çoğunluğu yüzeylerde değil detaylarda başlar: iç ve dış köşeler, gider ağızları, boru geçişleri, dilatasyon derzleri ve duvar-döşeme birleşimleri. Bu bölgelerde pah yapılması, takviye dokusu kullanılması ve yalıtımın su kotunun yeterince üstüne kadar taşınması kritik önemdedir.

